Kurumsal

Bilim, Güven ve Kaliteyle 1985’ten Günümüze

Beka İlaç olarak 1985 yılına dayanan tarihimiz boyunca, geçmişinden aldığımız güç,bilgi ve tecrübe ile her geçen gün vizyonumuzu daima ileriye taşıyan bir şirket olma yolunda hızla ilerlemekteyiz.
Tesisimizde Takviye Edici Gıda onaylı Likit, Damla, Tablet, Kapsül , Softjel , Saşe ve  Sporcu Ürünlerini ISO 22000, HACCP standartlarına uygun şekilde üretimi yapılmaktadır.
Sağlık Bakanlığına bağlı ve ISO 22716 (GMP), ISO 9001  kalite belgelerine sahip tesislerimizde Bebek ve Çocuk Ürünleri, Saç Bakım, Cilt Bakımı, Güneş Bakım Ürünleri ve Makyaj Ürünleri gibi formlarda Likit , Jel, Krem, Losyon ,Toz ve Pomat gruplarını yüksek kalite standartlarında üretmekteyiz.

Hizmetlerimiz

Our Services

Beka İlaç olarak, Dermokozmetik, Kozmetik, Takviye edici gıda ve Sporcu ürünleri kategorilerinde fikirden seri üretime kadar uzanan uçtan uca hizmet sunuyoruz. Ar‑Ge ve Ür‑Ge’den formül geliştirmeye, pilot ve stabilite çalışmalarından mevzuat/etiket uygunluğuna, seri üretim ve kalite güvenceden lojistik ve pazarlama desteğine kadar tüm adımları izlenebilir ve şeffaf süreçlerle yönetiyoruz. İş ortaklarımız için gizlilik sözleşmeleri (NDA), ölçeklenebilir kapasite ve bölge‑spesifik regülasyon danışmanlığı ile yurtdışı pazarlarına hızlı ve uyumlu şekilde ürün çıkarıyoruz.

Projeniz için hızlı teklif isterseniz, bize detayları gönderin.
Teklif Al

Markalarımız

Her markamız, iyi hissetmeyi ve daha kaliteli bir yaşam deneyimi sunmayı hedefleyen bir bakış açısıyla tasarlandı. Bilim, doğa ve kalite; tüm markalarımızın ortak noktasıdır.

Son Blog Yazılarımız

Merak ettiğiniz herşeyi blog yazılarımızda bulabilirsiniz.

Takviye Edici Gıda Formülasyonunda En Yeni Trendler (2025)

Takviye edici gıda sektörü, son yıllarda dünyada ve Türkiye’de en hızlı büyüyen kategorilerden biri hâline geldi. Değişen tüketici beklentileri, yeni bilimsel araştırmalar, düzenleyici gereklilikler ve inovatif üretim teknolojileri; formülasyon dünyasında köklü bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Özellikle 2025 itibarıyla markalar artık sadece “ürün çıkarmak” için değil; daha etkili, daha güvenilir, daha temiz içerikli ve klinik destekli formüller geliştirmek zorunda.

Bu kapsamlı rehberde, 2025 yılında takviye edici gıda formülasyonunda öne çıkan tüm trendleri; bilimsel temelleri, tüketici davranışları ve sektör beklentileriyle birlikte derinlemesine ele alıyoruz.


1. Kişiselleştirilmiş Beslenme ve DNA Bazlı Formüller

2025’in en belirgin trendi, “herkese aynı ürün” döneminin tamamen bitmesi. Tüketiciler artık:

  • Genetik yatkınlıklarına,
  • Mikrobiyota analizlerine,
  • Yaşam tarzlarına,
  • Uyku – stres seviyelerine,
  • Vitamin eksikliklerine

özel formüle edilmiş ürünlere yöneliyor.

DNA testleri ve yaşam tarzı analizleri, markaların kişiye özel takviye paketleri hazırlamasını mümkün kılıyor.

Bu yaklaşımın formülasyona etkisi:

  • Özelleştirilmiş dozajlar
  • Kombinasyon paketleri (multi sachet, day-night formulas)
  • Minimal fakat yüksek etkili bileşenler
  • Kapsül + damla + tablet karma kullanım protokolleri

Artık “Kişiye özel probiyotik”, “kişiye özel vitamin-mineral dengesi” gibi ürünler mainstream oldu.


2. Postbiyotik ve Paraprobiyotiklerin Yükselişi

Probiyotiklerin geleneksel formülasyonlarda yaşadığı sıcaklık – nem – stabilite problemleri, 2025’te çözümünü postbiyotiklerde buluyor.

Postbiyotik nedir?

Canlı olmayan, ancak bağışıklık ve sindirim üzerinde probiyotik kadar etkili, fermantasyon ürünleridir.

Avantajları:

  • Isıya dayanıklı
  • Raf ömrü daha uzun
  • Prebiyotiklerle yüksek uyum
  • Daha kontrollü etki mekanizması

Özellikle:

  • Bağırsak bariyeri onarımı
  • Deri – bağırsak aksı
  • Antiinflamatuar etkiler

için ideal kabul ediliyor.

2025 Trend Formülasyon Örnekleri:

  • Postbiyotik + çinko + B6 kombinasyonu
  • Sindirim için postbiyotik + enzim formulasyonu
  • Cilt için postbiyotik + kolajen sinerjisi

3. Bitkisel Aktiflerin Standartize Ekstraktlara Dönüşü

Sektör artık “bitki karışımı” değil, klinik destekli standardize aktifler istiyor.

En popüler bitkisel ekstraktlar:

  • Ashwagandha KSM-66 (stres yönetimi)
  • Safran ekstraktı (mod ve uyku desteği)
  • Milk Thistle (Silymarin) (karaciğer detoks)
  • Bacopa Monnieri (odak ve hafıza)
  • Ginkgo biloba (bilişsel performans)
  • Şakayık kökü (kadın sağlığı)

Trend artık:

► “%5 withanolides”, “%95 kurkumin”, “%80 silymarin” gibi klinik kriterle belirlenmiş formüller.


4. Temiz Etiket (Clean Label) Artık Standart

Tüketici artık etikete bakıyor.

Artificial-free ürünler değil, tamamen temiz ürünler istiyor.

2025 Clean Label kriterleri:

  • Yapay tatlandırıcı yok
  • Sentetik koruyucu yok
  • Titanyum dioksit yok
  • Gereksiz dolgu maddesi yok
  • Gluten – soya – GDO – şeker içermiyor
  • Vegan kapsül (HPMC) tercih ediliyor

Artık markalar minimalist yaklaşım benimsiyor:

“Az bileşen – maksimum etki.”


5. Liposomal ve Nanoemülsiyon Teknolojileri

Yeni nesil formülasyon trendlerinin en güçlüsü biyoyararlanım artırıcı teknolojiler.

Liposomal teknoloji avantajları:

  • Emilim 3–5 kat artıyor
  • Hassas bileşenler korunuyor
  • Karaciğer first-pass etkisi azalıyor
  • Düşük dozda yüksek etki sağlanıyor

2025’te en çok liposomal kullanılan aktifler:

  • C vitamini
  • Glutatyon
  • Koenzim Q10
  • Demir
  • Curcumin
  • Magnesium L-threonate

👉 “Sıvı liposomal” + “kapsül” hibrit ürünler yükselişte.


6. Nörobilim Tabanlı “Mood Booster” Takviyeleri

Z kuşağının stresi, uyku bozukluğu, dikkat problemi…

2025 trendi: Bilim destekli nöro-nutrisyon.

Popüler içerikler:

  • L-theanine
  • Magnesium bisglycinate
  • Saffron extract
  • 5-HTP
  • Rhodiola rosea
  • GABA
  • L-Tyrosine
  • Lions Mane (Hericium erinaceus)

Formülasyon trendi ise:

► “Kafeinsiz odaklandırıcı ürünler”

► “Çift etkili day-night setleri”


7. Protein & Sporcu Ürünlerinde Fermente ve Bitkisel Proteinler

Klasik whey proteinin yanına 2025’te yeni jenerasyon formüller geliyor:

  • Fermente bezelye proteini
  • Spirulina proteini
  • Ay çekirdeği proteini
  • Karışık bitkisel protein izolatları
  • Esansiyel amino asit kompleksleri

Ayrıca sporcu ürünlerinde yeni trend:

► “Sindirim enzimli whey + probiyotik”

► “Pre-workout’ta şeker sıfır, temiz enerji”


8. Kadın Sağlığı Odaklı Formülasyonlar Zirvede

2025’in açık ara en hızlı büyüyen kategorisi kadın sağlığı.

Trend içerikler:

  • Myo-inositol – D-chiro inositol
  • Demir bisglisinat
  • omega-3 + E vitamini
  • Cranberry PACs
  • Ashwagandha
  • Folik Asit (Quatrefolic®)
  • Collagen + Hyaluronic acid

Artık markalar tek ürün yerine yaşam döngüsü paketleri çıkarıyor:

“PMS – Fertility – Hamilelik – Emzirme – Menopoz” serileri.


9. Gummy Formüllerinde Şekersiz & Vegan Zorunluluğu

2025 gummy trendi tamamen değişti:

  • Şekersiz
  • Vegan jel (pektin bazlı)
  • Doğal aroma
  • Stevia değil Monk Fruit sweetener tercih ediliyor
  • Kolorant olarak sebze-meyve konsantreleri kullanılıyor

Özellikle genç kitle için “enerji gummies”, “uyku gummies”, “focus gummies” bu yıl patlama yapıyor.


10. Çoklu Form Faktörü (Hybrid Products)

2025’te tek tip ürün dönemi kapandı.

Markalar artık hibrit setler sunuyor:

  • Damla + kapsül
  • Tablet + saşe
  • Sıvı shot + gummy
  • Çay + tablet
  • Kolajen stick + vitamin kapsül

Bu sayede tüketici hem kullanım kolaylığı hem de maksimum etki deneyimliyor.


11. Klinik Çalışma Destekli Premium Aktifler

Tüketici artık “kanıtı olan ürün” istiyor.

Bu nedenle markalar:

  • Klinik çalışmalara sahip patentli hammaddeler,
  • Avrupa ve ABD menşeli sertifikalı üreticiler,
  • Stabilite testleri,
  • Biyoyararlanım raporları

kullanmaya yöneliyor.

Örnek patentli içerikler:

  • DigeZyme® enzim kompleksi
  • KSM-66®
  • Quatrefolic® folat
  • AstraGin® absorbtion booster
  • HydroCurc® nano curcumin

12. Sürdürülebilir Ambalaj ve Karbon-Nötr Üretim

2025’te ambalaj trendleri:

  • PCR (geri dönüştürülmüş) plastik
  • Şeker kamışından elde edilen biyoplastikler
  • Kompostlanabilir kağıt etiket
  • Minimal tasarım & sade kutular

Tüketici çevre bilinci nedeniyle “eko ambalaj” ibaresi arıyor.


Sonuç: 2025 Takviye Edici Gıda Formülasyonları Daha Bilimsel, Daha Temiz ve Daha Kişisel

2025 yılı takviye edici gıda formülasyonunda üç temel prensibi zirveye taşıyor:

1️⃣ Temiz içerik – minimalist ama etkili

2️⃣ Biyoyararlanım artırıcı teknolojiler

3️⃣ Kişiselleştirilmiş sağlık yaklaşımları

Bu trendlerin tamamı; markaların daha kaliteli, daha sürdürülebilir ve daha bilimsel çözümler üretmesini sağlıyor.

Tüketici ise artık bilinçli, etiket okuyan ve meşru beklentileri olan bir kitle.

Markalar bu dönüşüme ayak uydurduğu sürece, 2025 ve sonrası sektörde güçlü büyüme kaçınılmaz.

Dermokozmetik Ürünlerde GMP ve ISO Standartları Neden Hayati Önem Taşır?

Dermokozmetik sektörü, son 10 yılda hem Türkiye’de hem de global pazarda en hızlı büyüyen alanlardan biri hâline geldi. Cilt sağlığına doğrudan temas eden ürünlerin güvenilirliği, etkinliği ve sürdürülebilir kalitesi artık her zamankinden daha önemli. Tüketiciler daha bilinçli, rekabet daha yoğun, regülasyonlar ise çok daha sıkı.

Bu noktada GMP (Good Manufacturing Practices – İyi Üretim Uygulamaları) ve ISO kalite yönetim sistemleri, sadece bir sertifika değil; markaların geleceğini belirleyen stratejik zorunluluklardır. Özellikle dermokozmetik ürünlerin doğrudan vücutla temas eden ve bazen hassas cilt tiplerine uygulanabilen yapısı nedeniyle, üretim sürecinde en ufak bir hata bile ciddi sonuçlara yol açabilir.

Bu makalede, GMP ve ISO standartlarının dermokozmetik sektöründe neden hayati önem taşıdığını, üreticiler ve markalar için ne anlama geldiğini ve doğru şekilde uygulandığında nasıl yüksek rekabet avantajı sağladığını detaylarıyla ele alıyoruz.


1. Dermokozmetik Ürünler Tıbbi Ciddiyet Gerektirir

Dermokozmetik ürünler, kozmetik ile dermatoloji arasında yer alan hibrit bir kategoridedir. Amaçları sadece ciltte estetik bir iyileşme sağlamak değil; aynı zamanda biyolojik olarak etkili bileşenlerle cildi onarmak, güçlendirmek veya iyileştirmektir.

Bu nedenle dermokozmetik ürünlerin:

  • Etkileri bilimsel olarak desteklenmelidir,
  • Üretim koşulları farmasötik ciddiyet içermelidir,
  • Stabilite ve güvenlik testleri eksiksiz yapılmalıdır.

GMP ve ISO standartları, tam da bu noktada devreye girerek üretim sürecinin her aşamasını kontrol altına alır.


2. GMP, Üretim Kalitesinin Teminatıdır

GMP, sadece iyi niyetli bir üretim anlayışı değildir.

Standartlar; insan, ekipman, çevre, prosedür ve ürün güvenliğini kapsayan detaylı bir çerçeve sunar.

GMP’nin sağladığı temel avantajlar:

✔ 

Kontaminasyon Riskini Sıfıra Yaklaştırır

Dermokozmetikler, mikrobiyolojik kontaminasyona karşı son derece hassastır.

GMP, üretim tesisinin:

  • Temiz oda altyapısına sahip olmasını,
  • Hava akışının HEPA sistemlerle kontrol edilmesini,
  • Üretim alanlarına özel kıyafet prosedürleri uygulanmasını,
  • Ziyaretçi girişlerinin sınırlandırılmasını

zorunlu hâle getirir.

✔ 

Ham Madde Güvenilirliği Sağlanır

Ham maddelerin:

  • Menşei,
  • Saflık oranı,
  • Tedarikçi kalite sertifikaları,
  • Alerjen ve irritan analizleri

GMP standartları ile zorunlu olarak denetlenir. Bu sayede ürünün etkinliği ve güvenliği en baştan garanti altına alınır.

✔ 

Üretim Hataları Minimuma İner

GMP, üretimin her adımında “doğru prosedür – doğru kişi – doğru zaman” prensibini uygular.

Hatalı dozaj, yanlış formül veya çapraz bulaşma gibi problemlerin önüne geçer.

✔ 

İzlenebilirlik Sistematik Hâle Gelir

Her ürün:

  • hangi ham maddeden,
  • hangi tankta,
  • hangi ekip tarafından,
  • hangi şartlarda üretildi

adım adım kayıt altına alınır.

Bu sayede problem olduğunda hızlı müdahale mümkündür.


3. ISO 22716: Kozmetik Endüstrisinin Altın Standardı

ISO 22716, GMP’nin kozmetik sektörü için özel olarak düzenlenmiş halidir.

Bu standart; üretimden depolamaya, taşıma süreçlerinden ambalajlamaya kadar tüm operasyonun uluslararası normlara göre yapılmasını şart koşar.

ISO 22716’nın kritik önem taşıdığı noktalar:

✔ 

Hijyen Prosedürleri Net ve Uygulanabilir

Sadece “temiz üretim” değil;

“ölçümlenebilir ve doğrulanabilir temizlik” ister.

✔ 

Personel Eğitimleri Zorunludur

Dermokozmetik üreten bir tesis için ekip bilgisi her şeydir.

ISO 22716, çalışanların belirli aralıklarla eğitilmesini zorunlu kılar.

✔ 

Kalite Yönetim Sistemi Kurulur

Her işlem prosedürlere göre yapılır; ekipler kişisel yorumla hareket etmez.

Bu da üretimde standardizasyon sağlar.

✔ 

Ambalaj ve Depolama Süreçleri Kontrol Altına Alınır

✓ UV dayanımı

✓ Sızdırmazlık

✓ Raf ömrü testleri

✓ Depo sıcaklık ve nem kontrolleri

zorunlu hale gelir.


4. ISO 9001: Yönetimsel Kalitenin Temel Taşıdır

ISO 9001, bir firmanın organizasyonel olgunluk seviyesi hakkında en önemli göstergedir.

Dermokozmetik üreticisi için ISO 9001’in faydaları:

  • Süreçlerin tamamen kontrol altına alınması,
  • Müşteri memnuniyetinin ölçümlenebilir hâle gelmesi,
  • Tedarikçi yönetiminin standartlaşması,
  • Risk analizlerinin sistematik şekilde yapılması,
  • Sürekli iyileştirme kültürünün yerleşmesi.

Bu sertifika, kurumsal disiplini güçlendirir ve marka algısını yükseltir.


5. ISO 22000: Takviye Edici Gıdalar İçin Kritik Güvenlik Kalkanı

Birçok dermokozmetik üretici aynı zamanda takviye edici gıda üretimi de yapmaktadır.

Bu nedenle ISO 22000, gıda güvenliği kültürünün tesis bünyesinde yerleşmesini sağlar.

  • HACCP planlarının oluşturulması,
  • Kritik kontrol noktalarının belirlenmesi,
  • Mikrobiyolojik risklerin yönetimi,
  • Kontaminasyonun önlenmesi

gibi gereklilikler ile ürün güvenliği maksimuma çıkar.


6. GMP ve ISO Standartları Ürün Etkinliğini Artırır

Doğru üretim, sadece hataları önlemek için değil; ürünün etkinliğini artırmak için de zorunludur.

Yüksek kalite standartlarına sahip bir üretim süreci:

  • Aktif maddelerin stabilitesini korur,
  • Konsantrasyon doğruluğunu garanti eder,
  • Formülün homojenliğini sağlar,
  • Raf ömrünü uzatır,
  • Cilt üzerinde beklenen etkiyi bilimsel olarak destekler.

7. Tüketici Güveni Artar ve Marka Sadakati Oluşur

Günümüz tüketicileri:

  • içerik etiketlerini okuyor,
  • sertifikalara bakıyor,
  • üretim tesisinin kalitesini sorguluyor.

GMP ve ISO sertifikaları, markaya SEO açısından da büyük avantaj sağlar:

Google’da kullanıcıların en çok aradığı terimler:

  • “GMP belgesi nedir?”
  • “ISO 22716 sertifikalı dermokozmetik”
  • “Güvenilir takviye edici gıda üreticisi”
  • “Private label GMP üretim”

Bu durum, satın alma kararını doğrudan etkiler.


8. Yasal Gerekliliklere Tam Uyum Sağlanır

Türkiye’de dermokozmetik ürünler:

  • Sağlık Bakanlığı
  • TİTCK
  • AB Kozmetik Regülasyonu (1223/2009)

ile uyumlu olmak zorundadır.

ISO ve GMP standartları, bu gereklilikleri otomatik olarak karşılar ve uygunsuzluk riskini büyük ölçüde azaltır.


9. Uluslararası Pazarlara Açılmanın Anahtarıdır

İhracat yapmak isteyen markalar için GMP ve ISO, artık opsiyonel değil zorunlu bir pazara giriş şartıdır.

ABD, AB ülkeleri, Körfez ülkeleri ve Uzak Doğu pazarlarında ürün kabulü neredeyse tamamen bu sertifikalara bağlıdır.

Sertifikalı üreticiler, global markalarla çok daha rahat iş birliği yapar.


10. Private Label Üretim İçin En Güçlü Referanstır

Bir marka, üretimini outsource ederken ilk olarak şunu sorar:

“Tesisiniz GMP ve ISO sertifikalı mı?”

Bu belgeler olmadığında büyük markalar iş birliğine yaklaşmaz.

GMP & ISO, üretici için “güvenilirlik kartı” niteliğindedir.


Sonuç: Dermokozmetik Üretimin Temeli Kalitedir — Kalitenin Temeli ise GMP ve ISO’dur

GMP ve ISO standartları, bir dermokozmetik ürünü sadece kaliteli değil;

güvenilir, sürdürülebilir, uyumlu ve rekabetçi hale getirir.

Bu standartlara sahip bir üretici:

  • tüketici sağlığını korur,
  • marka değerini yükseltir,
  • ihracat gücünü artırır,
  • private label iş hacmini büyütür,
  • global pazarda söz sahibi olur.

Dermokozmetik sektöründe başarı, artık sadece iyi formül geliştirmekten geçmiyor.

Formülü doğru, güvenli ve standartize edilmiş bir sistemle üretmek vazgeçilmez bir gereklilik hâline geldi.

Private Label Üretimde Dikkat Edilmesi Gereken 10 Madde

Private Label kozmetik, dermokozmetik, takviye edici gıda ve sporcu ürünleri üretimi, son yıllarda hem Türkiye’de hem de dünya genelinde büyük bir ivme kazandı. Markasını büyütmek isteyen girişimcilerden global e-ticaret markalarına, zincir marketlerden kliniklere kadar herkes kendi markasıyla ürün çıkarmak istiyor.

Ancak Private Label üretim, yalnızca bir formül seçip etiket takmaktan ibaret değildir. Doğru üretici, doğru kalite yönetimi, mevzuat uyumluluğu ve bilimsel altyapı gerektirir.

Bu yazıda, Private Label üretimde hatasız, güvenilir ve sürdürülebilir bir marka kurmak isteyenler için dikkat edilmesi gereken en kritik 10 maddeyi detaylı ve profesyonel bir dille ele alıyoruz.


1. Doğru Üretim Tesisini Seçmek (GMP, ISO 9001, ISO 22716 Uyumlu Olmalı)

Private Label iş modelinin en kritik aşaması, markanın geleceğini belirleyen bir karardır:

Doğru üreticiyi seçmek.

Üretim tesisi mutlaka şu sertifikalara sahip olmalıdır:

  • ISO 22716 (GMP Kozmetik İyi Üretim Uygulamaları)
  • ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi
  • ISO 22000 / HACCP (Takviye Edici Gıda için güvenlik sistemi)
  • UTS / CPNP kayıt süreçlerine hâkim teknik ekip

Bu belgeler yalnızca duvara asılan sertifikalar değildir;

üretim hattından kalite kontrol süreçlerine kadar fabrikanın disiplin ve standardizasyon seviyesini belirler.

Ayrıca tesis seçiminde şu sorular mutlaka sorulmalıdır:

  • Hammadde tedarik zinciri güvenilir mi?
  • Her üretim için “batch record” hazırlanıyor mu?
  • Tesis, GMP’ye uygun havalandırma, mikrobiyolojik kontrol ve ekipman altyapısına sahip mi?
  • Üretim kapasitesi markanın büyüme hızını karşılayabilir mi?

2. Ürün Formülasyonunun Profesyonel Ar-Ge Tarafından Hazırlanması

Bir Private Label markanın değeri formülasyon kalitesiyle başlar.

Hazır formüller düşük bütçeli girişimler için hızlıdır; fakat rekabetin yoğun olduğu dermokozmetik ve supplement sektöründe özelleştirilmiş formüller büyük avantaj sağlar.

Ar-Ge ekibinin şu hizmetleri verebilmesi gerekir:

  • Aktif madde konsantrasyonlarının bilimsel doğrulaması
  • Stabilite testleri (ısı, ışık, zaman dayanımı)
  • Mikrobiyolojik analizler
  • Dermatolojik uygunluk değerlendirmeleri
  • Trend bileşen analizleri (niacinamide, hyaluronic acid, probiyotikler, kolajen, liposomal yapılar vb.)

Private Label üretiminde yenilikçitemiz içeriklietkinliği kanıtlanmış formüller markayı öne çıkarır.


3. Ürün Güvenlik Değerlendirmesi ve Mevzuat Uyumunun Kontrolü

Kozmetik ve takviye edici gıda sektörlerinde yönetmelikler oldukça katıdır.

Bu nedenle ürün daha tasarım aşamasındayken şu süreçler işletilmelidir:

Kozmetik için:

  • Kozmetik Yönetmeliği (EC 1223/2009) uyumu
  • CPNP bildirimi
  • Güvenlik değerlendirme raporu (Safety Assessment)
  • Etiket ve ambalaj uygunluk kontrolü
  • Ürün Bilgi Dosyası (PIF – Product Information File)

Takviye Edici Gıdalar için:

  • UTS bildirimleri
  • Türk Gıda Kodeksi uyumu
  • Sıfır tolerans kriterlerinin sağlanması
  • Kullanım talimatı ve uyarıların mevzuata uygunluğu
  • Etiket besin değerleri yönetmeliği

Mevzuata uygun olmayan ürün “pazarlamadan” geri döner, para ve zaman kaybettirir.

Bu nedenle Private Label üretimde regülasyon bilgisi, formül kadar önemlidir.


4. Kaliteli Hammadde ve Tedarik Zinciri Yönetimi

Bir ürünün kalitesi, kullanılan hammaddelerin kalitesiyle başlar.

Düşük maliyetli hammadde seçimi;

koku, renk, stabilite, etkinlik ve müşteri memnuniyetini düşürür.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Hammadde tedarikçileri GMP uyumlu olmalı
  • COA (Certificate of Analysis) zorunlu olmalı
  • Vegan / cruelty-free, dermatolojik testli içerik opsiyonları sunulmalı
  • Mikrobiyolojik temizlik belgeleri kontrol edilmeli
  • Hammadde stok rotasyon sistemi uygulanmalı

Büyük markaların başarısının arkasında hammadde disiplini vardır.


5. Stabilite ve Raf Ömrü Testlerinin Yapılması

Private Label projelerin çoğunda göz ardı edilen fakat ürünün kaderini belirleyen aşama:

Stabilite testi.

Bu testler yapılmadan ürün satışa çıkmamalıdır:

  • 40°C/75% RH hızlandırılmış stabilite
  • Oda sıcaklığı raf ömrü testi
  • Faz ayrışması (serum → topaklanma, yağ → su ayrışması)
  • Renk, koku ve kıvam değişim testleri
  • Mikrobiyolojik yük testleri

Stabil olmayan ürün hem markayı hem üreticiyi riske atar.

Bu nedenle stabilite testleri, Private Label sürecinin kritik bir parçasıdır.


6. Ambalaj ve Tasarım Uygunluğu (Hem Estetik Hem Mevzuat)

Ambalaj, müşterinin ürünle kurduğu ilk temastır.

Doğru ambalaj seçimi ürünün başarısını direkt etkiler.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Ürünün agresifliği → uygun malzeme (PE, PET, amber cam vs.)
  • UV hassasiyeti → ışık geçirmez şişeler
  • Serum, jel ve kremlerde hava geçirmez pompa kullanımı
  • Takviye ürünlerde güvenlik bandı ve blister standartları
  • Etiket bilgileri mevzuata uygunluk
  • Konteyner dolumu, viskoziteye uygun ağız tipi seçimi

Ayrıca tasarım kısmı:

  • Minimalist, temiz ve premium görünüm
  • Yurtdışı pazarlarına uygun dil seçenekleri
  • Private Label müşteriler için özel tasarım desteği
  • Baskı kalitesi + renk stabilitesi

Ambalaj, ürünün premium görünümünü belirler.


7. Üretim Kapasitesi ve Minimum Sipariş Miktarı (MOQ) Planlaması

Markanın büyüme hızını destekleyecek üretim kapasitesi çok önemlidir.

Üretici şu sorulara net cevap verebilmelidir:

  • Minimum sipariş miktarı ne?
  • 500 adet → 5.000 adet → 50.000 adet skalasında üretim artışı kaldırılabilir mi?
  • Farklı ambalaj formlarına uygun dolum makineleri mevcut mu?
  • Üretim süreçleri otomatik mi, yarı otomatik mi?

Aynı zamanda depolama ve lojistik altyapısı da önemlidir:

  • Paletleme standartları
  • Uçak/karayolu ihracat uyumu
  • Ürün saklama koşulları

Sürdürülebilir bir Private Label markası için kapasite yönetimi şarttır.


8. Kalite Kontrol (QC) ve Kalite Güvence (QA) Süreçlerinin Şeffaf İşlemesi

Kalite kontrol yalnızca üretimin sonunda yapılan bir işlem değildir;

üretimin her aşamasında uygulanmalıdır.

Private Label üreticisi mutlaka şu süreçleri sunmalıdır:

  • Hammadde giriş kontrolleri
  • Ürün içi mikrobiyolojik analiz
  • pH – viskozite – yoğunluk ölçümleri
  • Dolum sonrası ağırlık kontrolleri
  • Final ürün COA dosyası
  • Ürün Bilgi Dosyası (PIF)

Kalite güvence ise kayıtlı, izlenebilir ve denetlenebilir bir sistem sunmalıdır.


9. Gizlilik Sözleşmesi (NDA) ve Markanın Korunması

Private Label üretimde gizlilik en önemli maddelerden biridir.

Marka sahibi, formülün, tasarımın ve ticari bilgilerin gizli tutulacağından emin olmalıdır.

Üretici ile şu sözleşmeler yapılmalıdır:

  • NDA (Gizlilik Sözleşmesi)
  • Formül özel mülkiyet anlaşmaları
  • Ticari marka ve tasarım koruma
  • Üretim sürecinin üçüncü taraflarla paylaşılmaması

Bu sözleşme, markanın geleceğini korur.


10. Müşteri Desteği, Satış Sonrası Hizmet ve Uzun Vadeli İş Birliği

Private Label iş modeli tek seferlik değil, uzun vadeli bir partnerliktir.

Bu nedenle üreticinin şu alanlarda destek sunması gerekir:

  • Ürün geliştirme tavsiyeleri
  • Yeni trendlere hızlı adaptasyon
  • Yurtdışı pazar regülasyon danışmanlığı
  • Dijital pazarlama ve etiket metin desteği
  • Seri üretim planlaması
  • Sipariş takibi ve lot numarası kontrolü

İyi bir üretici, markanın büyümesinin arkasındaki görünmez güçtür.


SONUÇ: Private Label Üretim, Doğru Partnerle Yüksek Başarı Getirir

Private Label kozmetik, dermokozmetik, takviye edici gıda ve sporcu ürünleri üretimi, doğru planlandığında markalara çok büyük avantaj sağlar:

  • Daha düşük yatırım riski
  • Hızlı ürün çıkış süreci
  • Profesyonel Ar-Ge ve GMP güvencesi
  • Global pazarlara açılma fırsatı
  • Marka kimliğini büyütme imkânı

Ancak tüm bu avantajların gerçek olması için doğru üretici, doğru formülasyon, doğru kalite yönetimi ve doğru mevzuat uyumu şarttır.

Beka İlaç gibi 1985’ten bu yana üretim tecrübesine ve GMP / ISO belgelerine sahip tesislerde Private Label üretim yaptırmak, markaların hem güvenli hem de sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlar.

Fason Üretimde Kalite ve AR-GE Yaklaşımımız

Fason üretim, markaların kendi isimleriyle piyasaya sunacakları ürünlerin, üretim altyapısı güçlü bir tesis tarafından üretilmesidir. Beka İlaç olarak üretim sürecinde yalnızca üretici değil, aynı zamanda çözüm ortağı olarak yer alıyoruz.


🔬 AR-GE ve Formül Geliştirme

Ürünlerin laboratuvar ortamında geliştirilmesinden stabilite çalışmalarınaaktif madde uyumluluk testlerindenambalaj uyumluluğuna kadar tüm süreçleri kendi tesisimizde yönetiyoruz.

  • Formül geliştirme & AR-GE
  • Pilot üretim
  • Stabilite & raf ömrü testleri
  • Ambalaj/etiket uygunluğu

Her formül, markanın konumlandırmasına göre tamamen özelleştirilebilir.


🏭 Üretim Kategorilerimiz

KategoriÜrün Grupları
DermokozmetikSerum, krem, jel, losyon, tonik, güneş ürünleri, şampuan & saç losyonu
KozmetikCilt & vücut bakım ürünleri, hijyen ürünleri, parfüm
Takviye Edici GıdaŞurup, damla, saşe, tablet, kapsül, çiğnenebilir form
Sporcu ÜrünleriProtein/Aminoasit karışımları, pre-workout, recovery, elektrolit içecek tozu

🏆 Kalite Standartlarımız

Üretimlerimiz:

  • ISO 22000 (Gıda Güvenliği)
  • ISO 9001 (Kalite Yönetim Sistemi)
  • ISO 22716 (GMP) (İyi Üretim Uygulamaları – Kozmetik)

standartlarına uygun şekilde gerçekleştirilir.

Her üretim adımı kayıt altına alınır, şeffaf ve izlenebilir süreç sunulur.


✉️ Markanıza özel üretim teklifi alın

“Fikrinizi ürüne dönüştürüyoruz.”